11.08.2003 Tarihli Bülten
|
|
![]() |
2420.Bölge |
|
Yönetim Kurulu üyelerinin adları ve görevleri
Merhaba Sevgili dostlarım, Yaz döneminde olduğumuz için böyle olduğuna inandığım üzere, geçen hahtaki toplantımızda da çok az katılım gerçekleşti. Bu hafta II. Kulüp Asamblemizi gerçekleştireceğiz. Guvernör yardımcımız sevgili Nejat Altınay’ın da katılacağı bu toplantıyı ,yüksek bir katılım oranıyla gerçekleştirmeyi arzuluyorum. Umarım bu dileğim gerçekleşir. Sevgili dostlarım. 13.08.2003 Çarşamba günü, sevgili Melih Berk, sevgili Mehmet Eskiyapan ve ben, Melih Berk’in kişisel gayretleriyle kurduğu kontaklar neticesinde, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekan yardımcısı, Prof. Mahir Aydın’ı da yanımıza alarak, “Örnek Kütüphane” projemizi gerçekleştirmeyi planladığımız, Zeytinburnu – ÇYDD Saniye Yılmaz Halk Kütüphanesi’ne gittik. Amacımız Sn. Prof. Mahir Aydın’dan profesyonel bir destek alamak ve bu amaçla neler yapılabileceğini sağlıklı bir şekilde tesbit etmek için yerinde bir inceleme yapmaktı. Sevinerek belirtmek isterim ki, Sn. Aydın, bizleri çok memnun edecek düzeyde bir ilgi ve alaka göstererek olayı sahiplendi. Bizler de bu projemiz için İstanbul Üniversitesi’nin de desteğini almaktan çok mutlu olduk. Ümit ediyorum ki, yakında bu konuda çok daha sevindirici gelişmeler ve neticeler elde edeceğiz. Sevgili dostlarım. Burs Fonu’na katkılar devam ediyor. En son olarak geçen toplantımızda, sevgili Mehmet Çelet de, aylık kulüp aidatlarını daha fazla tahsil etmemize izin vererek, aradaki farkın her ay düzenli olarak Burs Fonu’na aktarılması için talimat vermiştir. Kendisine bu katkılarından dolayı sonsuz teşekkür ederim. Sevgili Rasin Güven de, geçen dönem yapamadığı Ocakbaşı faaliyeti için, taksitler halinde 350 milyon tahsil etmemiz için saymanımıza talimat vermiştir. Sevgili Rasin’e de sonsuz teşekkür ederim. Arkadaşlar, bildiğiniz üzere, Burs Fonu’na yapacağınız katkıları, dilediğiniz adetteki taksitte ve dilediğiniz miktarda yapabilirsiniz. Amacımızın, Eylül ayından itibaren tekrar 40 üniversite öğrencisine burs verecek fonu oluşturmak olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Ben, şu anda tatilde olan arkadaşlarımın da dönmesiyle birlikte bu rakama ulaşacağımıza inanıyorum. Son olarak çok önemli bir hatırlatmayı yapmak istiyorum. Hatırlarsanız geçen hafta 8 kulübün katılımıyla gerçekleştirdiğimiz ortak toplantıda, Haliç Rotary Kulübü’nün toplantı nosu 1040 olarak ilan edildiğinde, diğer tüm kulüp üyelerinin nasıl gıptayla bakarak bizi alkışladığını belirtmiştim. Bildiğiniz üzere, bu haftaki (18.08.2003 Pazartesi) toplantımızda II Kulüp Asamblemizi gerçekleştireceğiz. Asamblemize, Guv. Yrd. sevgili Nejat Altınay da katılacaklardır. İşte şimdi sıra bizde. Lütfen diğer kulüplerin gıptayla baktığı duruma yaraşır bir çoğunluğu sağlayalım ve bu toplantıya çok kişiyle katılalım. Pazartesi günki asamblemizde buluşmak üzere….. Sevgilerimle Ercüment Kepkep Başkan
|
|||||||||
1- Bölge web sayfamız www.rotary2420.org adresinde hizmetinize girmiştir. 2- Tüm 2420. Bölge kulüplerinin, Bölge ile olan parasal alışverişlerinizi Türk Dernekler ve Ceza Yasalarına uygun hale getirmek temeline
dayalı olarak başlatılan "Rotary 2420.Bölge Federasyonu" çalışmaları
tamamlanmış ve Federasyonumuz resmen kurulmuştur KULÜPLE İLGİLİ DUYURULAR
|
|||||||||
Jack yavaşlamadan önce Takometreye baktı: Hız limitinin 50 olduğu yerde 73 mil ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafindan durduruluyordu. Bir insan nasil bu kadar şanssız olabilirdi? Jack arabasını sağa çekti. "İnşallah şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer" diye duşünüyordu. Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi.
Bob? Bu Polis Kiliseden Bob değil mi? Jack iyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. Kiliseden tanıdığı bir Polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu. Hemde hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için. "Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç" "Merhaba Jack" Bob gülümsemiyordu. "Beni, karımı ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın" "Evet öyle" Bob umursamaz görünüyordu. "Son günler eve hep çok geç geldim. Cocuklarım beni uzun suredir hiç görmedi. Ayrıca Diana bana bu akşam Patates ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyormusun?" "Evet ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum." diye cevapladı Bob. "Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli" diye düşündü Jack "Beni kaç ile giderken yakaladın?" "Yetmiş. Lütfen arabana girermisin?" dedi Bob. "Ah Bob, bekle bir dakika lütfen. Seni gördüğüm anda Takometreye baktım. Sadece 65 ile gidiyordum." "Lutfen Jack, arabana gir" diye üsteledi Bob. Jack canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı. Bob not defterine bir şeyler yazıyordu. "Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatını istemiyorki" diye düşündü Jack. Ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamın yanina oturmaktansa, birkaç Pazar Jack kiliseye gitmeyecekti.
Bob kapıyı tıklatıyordu. Jack arabasının penceresini 5 cm kadar açti. Bob Jack'a bir kağıt verdi ve gitti. "Ceza değil bu" diye kendi kendine söylendi Jack. Bir anda sevinmişti. Bu bir not tu ve kağitta şunlar yazıyordu:
"Sevgili Jack, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 ay hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı tekrar koklayabilip, öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. Bin defa adamı affetmeye çalıstım. Bin kere de başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır, ama hala kızımı düşünüyorum. Lütfen benim için dua et ve dikkat et Jack, tek bir oğlum kaldı."
Jack 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı. Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti. Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı. |